ŞAİRLERİN BULUŞMA NOKTASI

TÜM DÜNYA ŞAİRLERİNİN YENİ BULUŞMA ADRESİ!!!
 
AnasayfaİLAN VERTakvimGaleriSSSÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Yazar ve Şair 'Yusuf İpekli' kaleminden 'Şair Lokman BAL'

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
MuhammeT



Mesaj Sayısı : 7
Kayıt tarihi : 23/11/08
Yaş : 32

MesajKonu: Yazar ve Şair 'Yusuf İpekli' kaleminden 'Şair Lokman BAL'   C.tesi Ara. 27, 2008 10:24 pm

Not: Bu yazı “Öz Kalecik Gazetesi” nde yayımlanmak üzere hazırlanmıştır.

Gönül Eri, Şair: “Lokman BAL”
Yusuf İPEKLİ
Bir el uzanır gaipten. Bir ses duyarsınız engin, yüce, canlı, anlı, şanlı dost bir ses. Bir hayal düşer gönlünüze yüreğinizi yakar geçer o hayal. Düşünüzde doğar, düşünüzde nefes alır, düşünüzde düşersiniz ele ayağa. Kıpır kıpır olur bazen sinemiz. Fırlar yürekler döver göğüs denen namussuz kaldıracı. Yıkıp aşmak, vurup geçmek, deh deyip mahmuzlamak ister gönül hayatı mahmuzlamak ce deha demek ister.
Rüzgâr eser dalgalı, kırgın. Hortuma döner o dalga. Bazen sam yeli olup öper dağı, taşı, çiğdemi selamlar. Acı acı bozular odunu, kömürü olmayan garibanın döşüne döşüne varan kahır olur esen yel, belki açıp gönül kapısını, sevap olur kim bilir.
Deryaya atılan bir kocaman imzadır yaşam. O imza ki bazen şiir, destan bazen Dede Korkut’ un elinde. Uzun hava bozkırları derinden yaralayan, ağıt belki kim bilir.
Sevdadır o sanat. Yaratanla buluşma, yaratana şükür, yaratanla kucaklaşmadır. Vuslata eriştir. Yaratılanı sevmektir yaratandan ötürü.
İşte bütün bu duygu ve düşünceler aslında Şair Lokman BAL’ dır.
Lokman BAL, şirin ilçemiz Kalecik' in Karahüyük Mahallesinde 1963 yılında dünyaya gelmiştir. İlköğretimini köyünde tamamlamıştır. İlköğretimden sonra uzun yıllar yurtlarda kalmış yurt hayatıyla birlikte şiir yazmaya da başlamıştır. Türk edebiyatına, şiir dünyasına, Anadolu kültürüne çok sayıda şiir katmıştır. Evli iki çocuk babası olan Bal şu anda Ankara' nın Pursaklar ilçesinde ikamet etmektedir.
Lokman BAL, şiirlerini “Yağmur Damlaları” isimli bir kitapta topladı.
“Hakkı Seven Âşıklar” şiiri bestelenmiş olup halen ilahi piyasasında Sayın Mesut
Şimşek tarafından “Rabbim Hu Allah” isimli albümde okumaktadır.
Lokman AL; iyi bir şairdir. Ayak, uyak, hece düzenini ustalıkla kullanır. Kendinden önceki şairlere saygılı olmakla birlikte asla onları taklit etmez. Şiirlerini adeta konuşur gibi, kendi kendisiyle sohbet ederek, halka halbihasa durarak alınan tadın damaklarda bıraktığı tatla yazar. O soyadı gibi baldır bal…
Tasavvufa olan ilgisi ve merakı hemen fark edilir. Gönül adamıdır. O iyiyi, doğruyu, hakkı, hakikati öyle alır ki onda garibi, onda fukarayı, onun eserlerinde canı bulursunuz.
Ayı, yıldızı, günü, bulutu göğe müthiş bir ustalıkla yayan yüce rabbime binlerce şükür ki Lokman Bal var. O iyi ki bal gibi, bal tadında var.
Lokman BAL; “Benim” şiirinde bir anlamda kendini, gönlünü sorgular. Kendi kendine hesap sorar. Bu işin doğrusu kendisiyle hesaplaşmadır, engin gönle sahip olma, insanı, insanlığı toplumu rahatlatmaya davet ediştir.
“Ah neyleyim; uzun yolda giderim. / Yüzüm kara, söyle kime ne derim? / Şu hain
nefsime; sitem ederim, / Dostlar görsün, şaşılacak hal benim. /
/ Daralıp sıkıştı, gönül kafesim. / Haykırdım; çıkmıyor, avazım sesim, / Biran gözüm yumdum, durdu nefesim; / Omuzlar üstünde giden sal benim.” dizeleri karşısında şapka çıkarmakta haksız mıyım?
Şair, halk şiiri türünde ürünler vermektedir. O halk şiiri geleneğinden gelen şairlerin yaptığı gibi toplumun nabzını tutan, toplumu olumlu ya da olumsuz etkileyen, insanı ön plana alan şiirler yazmıştır. Halkının çilesine ortak olmuştur. Onların istek, dilek ve beklentilerini çok iyi tespit etmiş bazen bir dizede bazen birkaç dörtlükte binlerce sayfada anlatılamayacak seviyedeki konuları kısaca, içten, abartıya kaçmadan, yalın olarak çok başarılı bir biçimde ele almıştır. Mesajı kısa ve nettir.
O, “Anlayamadım” şiirinde işte bu tür bir konuyu büyük bir ustalıkla ele almayı başarmıştır.
“İçi boşaltıldı heybetli kovan / Sigortalı oldu yeniden doğan / İmdada yetişti patates soğan / Kimler faydalandı anlayamadım /
/ Her hal bu şekilde tuttu aşılar / Erkek yatar, dilenirler dişiler / Yeşil karta bindi zengin kişiler / Karga güle kondu anlayamadım /
/ Bu ülke görmedi böyle yalanı / Devletin sırtından zengin olanı / Bedava binlerce ekmek alanı / Fukaramı sandı anlayamadım /
/ Yardım paketleri koli hediye / Evler geçilmedi oy diye diye / Doğalgaz olana ya kömür niye / Kombi’ de mi yandı anlayamadım”
Bal, esasen vatan ve millet aşkıyla yanan, içi toprak sevgisiyle dolu, beyninde belleğinde her dem bayrak sevdası taşıyan Anadolu yiğididir. Onun dizelerinin hemen hepsinde kahraman Türk askerinin bileği bükülmez cesaretini, yüce yaratanın insanoğluna bahşettiği nimetlere olan şükrü, insanın insana yaptıklarını görebilirsiniz.
O bu yönüyle Dadaoğlu’ dur Torosları ayağa kaldıran. Zalim Bolu Beyine baş kaldıran Köroğlu’ dur. “Çalışta altmış, dönüşte yetmiş, canlar telef etmiş” diye ortalığı inleten ve rahmetli Çobanoğlu’ nun dilinden cihana yayılan Kiziroğlu Mustaf Bey’ dir. Eee ne diyelim gönlü hoş, yüreği can dolu, kalemi her daim kılıçtan daha keskin ola ki;aşağıdaki “Bugün Milletimin Kalktığı Gündür” şiirini büyük bir keyifle okuyalım.
“Bu gün milletimin kalktığı gündür / Göz açıp dünyaya baktığı gündür / Mustafa
Kemalin önderliğinde / Bütün tabuları yıktığı gündür /
/ Düşmanlar çatlasın ölsün kahırden / Akan çaylarından coşan nehirden / Anafartalar dan Seddülbahirden / Milletçe zirveye çıktığı gündür /
/ Milletim seferber olmuş el ele / Akan insan kanı dönmüştür sele / Dünyaya zindandır bu Çanakkale / Düşmanı ülkemden attığı gündür /
/ Milletim bir daha çekmesin zahmet / Nedir bu ihtişam, nedir azamet / Hasan, Hüseyin, Osman belki de Mehmet / Sönmüş ocakları yaktığı gündür /
/ Milletim çatmıştır hilal kaşını / Genç mi ihtiyar mı bilmem yaşını / Kimi oğlunu kaybetmiş kimi eşini / Buruk bir sevinci tattığı gündür”
Şairi yakından tanıma fırsatı buldum. Kendisiyle birkaç programa katıldım. Kalecik Üzüm Festivalinde Kalecikliler Derneği adına birlikte kitap imzaladık. Yine Kalecikliler Derneği olarak Pursaklar’ da gerçekleştirdiğimiz ve Abdurrahim KARAKOÇ’ un onur konuğu olarak katıldığı şiir dinletisine birlikte katıldık. Bal’ ın radyo programlarını dinletim. Şiirlerini, şiirleri yazdıran yüreği tanıdım.
İnan olsun ki Lokman BAL, bir içim su gibi. Sıcak bir kişilik. Konuşması da, oturması kalkması da şiirleri gibi bambaşka bir lezzet.
İşte bu nedenle bu sayfalara işin hemen başında Bal’ ı konuk ettik.
Her neyse bizi, bizim boş gevezeliğimizi bir kıyıya koyup Lokman’ ın şiirinin özünü oluşturan, daha doğrusu Lokman’ daki şiir aşkının asıl kaynağını da yansıtan şu sıcak dizelerle seyahate devam edelim.
“Ben Resule Gideyim”
“Özlemi kalbimi derin yakıyor / Çaresiz gözlerim melül bakıyor / Kendim uzaktayım gönlüm akıyor / Yol ver Rabbim ben Resule gideyim /
/ Bedenim çok yorgun sanmayın ölü / Beni mecnun eden cihanın gülü / Allah’ı sevmişim bir de Resulü / Yol ver Rabbim ben Resule gideyim /
/ Benim bu derdime çare buluna / Acı rabbim merhamet bu kuluna / Canım kurban olsun onun yoluna / Yol ver Rabbim ben Resule gideyim /
/ Aşk uğruna zehir bile bal olur / Onu seven padişahlar kul olur / Sevdası resulün nurlu yol olur / Yol ver Rabbim ben Resule gideyim /
/ Ravzasında güller açmış duruyor / Hasretliği şu sineme vuruyor / Perişanım yüce rabbim görüyor / Yol ver Rabbim ben Resule gideyim /
/ İman ettim ben resulün sözüne / Kitabımın kur-an’ımın özüne / Kâinat hasretse nurlu yüzüne / Yol ver Rabbim ben Resule gideyim /
Lokman BAL, Türkiye aşığı, Türkiye sevdalısıdır. O adeta kendini ülkesine adamış tertemiz bir Türk gencidir. Duyguları temiz, düşüncesi net, kafası berraktır. İnsan sevgisiyle doludur. Hoşgörü sahibidir. Sosyal barışı, kardeşliği ön planda tutar. Allah biliyor ya hilesi yoktur. Yaratılanı hoş görür yaratandan ötürü. Ayrımsız insana âşıktır. İnsan deyince akan suyun duracağı bir gönüldür. Garibin sığınacağı limandır.
Bakınız O, “Türkiye’ m” şiirinde neye, niçin, nasıl sesleniyor?
“Nazlı hilâl, dalgalansın ülkemde! / Dalgalansın ilelebet, Türkiye’m! / Şehitlik var, gazilik var ilkemde! / Ay yıldızı parlayansın Türkiye’m! /
/ Bektaşi, Yunus, Hacı Bayram Veli; / Büyük medeniyet; Vatanı eli! / Ilgaz’ ı Toroslar, Köroğlu beli; / İstanbul, Trabzon, Van’ sın Türkiye’m!”
O tarihtir akıp giden. O tarihin tanığı, mazlumun yoldaşı, haksıza acımadan eleştiri getiren büyük bir kalemdir. Olayları, olguları tarafsızca irdeleyebilen tabiri caizse mangal gibi bir yüreğin sahibidir. Heyecanlıdır, çünkü heyecan damarları besleyen mükemmel bir panzehirdir. Cesurdur, çünkü cesaret güçtür. İmandır, inançtır O, çünkü inanç istikbaldir, insanın bir anlamda kendine dönüşü, aslına rücû oluşudur. Lokman BAL, işte tarihin en büyük vahşetlerinden biri olan olaya, “Kerbela’nın Çöllerinde” şiiriyle şöyle bakmaktadır.
“Kerbela’nın Çöllerinde / Su kalmamış göllerinde / Hüseyin şehit oluyor / Zikrullah var dillerinde /
/ Susuz koydular hünkârı / Hüseyin erenler yâri / Muhammed'in gülizarı / Hüseyin şehit oluyor /
/ Ağlarız biz derdimizden / Biliriz her ferdimizden / Yandı bağrımız derinden / Hüseyin şehit oluyor /
/ Kara haber yazılmaz mı? / Çölde kuyu kazılmaz mı? / Can kıyana kızılmaz mı? / Hüseyin şehit oluyor”
Hey gidi Lokman BAL’ ım hey!
Şairler biraz da toplumun önünde yer alan, söylem ve eylemleriyle toplumu hareketlendiren bireylerdir. Onlar en onulmadık zamanda ön plana çıkarlar. Öyle zamanlarda öyle bir çıkış yaparlar ki yürekler ağza gelir. Ağlayan çocuk avunur onların nidaları ile. Yer yerinden oynar. Her dizesi bir zelzele yaratır o yiğitlerin. O zelzele ki ne taşı taş üstünden düşürür, ne ev bark yıkar, ne de bir cana kıyar. Derin olur etkisi onların. Sıcak olur o söylemlerin etkisi toplumu dalga dalga sarar, yönlendirir.
İşte, “Birlik Zamanı” şiirinde şair bunu aşılar topluma, bu duyguyu temel alarak gürler aşağıdan yukarı, Tekebeli’ den Baykuş’ a doğru uzanan bir çığ olur.
“Hiç naçar kalmadık yine kalmayız / Namertten katiyen emir almayız / Çapulcuya boyun eğmek bilmeyiz / Şimdi yine zaman birlik zamanı /
/ Bedhahlar da dört bir yandan sarsa da / Yamyam sürüleri katıp karsa da / Kalleşler yollara pusu kursa da / Şimdi yine zaman birlik zamanı”
Lokman BAL, bir derya. Lokman BAL, peynir, ekmek tadında bir dost. Lokman BAL, adam gibi adam, şair gibi şair. Deyim yerindeyse şiirin ballı böreği.
Çok söze ne hacet dostlar. Okudunuz, gördünüz. Tadına vardınız Lokman’ ın. Damağınızda kaldı o tat. Biliyorum bitti mi dediniz biliyorum. Bizde diyoruz ki “Gönül eri Lokman BAL, Var yanına feyz al!”
O zaman bir Lokman Bal klasiği ile sonlayalım dostlar, yeni sayıda yeni bir şaire konuk olmak dileğiyle…
“Çiçeği Solmasın Gülü Solmasın”
“Bırak tomurcuklar yerinde kalsın / Çiçeği solmasın, gülü solmasın / O küçücük
canlar dünyayı görsün / Sahip çıkın dostlar ziyan olmasın /
/ Kelebekler gibi koşan bebekler / Hakkıdır yarınlar onları bekler / Bize gülücükler saçan çiçekler / Dost elini uzat onlar ölmesin /
/ Dolaşırlar hiçbir şeyden habersiz / Merhamete muhtaç inan çaresiz /
Kimi dost elinde kimisi evsiz / Sahip çıkalım ki darda kalmasın /
/ Kimileri yaşar ancak birkaç yaş / Kurşunla tanışırlar yavaş yavaş / Kiminin ismini koymuşlar savaş / Yaşam haklarıdır onlar ölmesin /
/ Onları ürkütmüş kurşun sesleri / Tavşan gibi ürkektir nefesleri / Ne düşünür bilinmez ki hisleri / Minicik kalpleri kinle dolmasın /
/ Evleri harabe oyuncak mermi / Hasta olsa gelip derdini der mi? / Yaralı yüreği sitem eder mi? / Gülücük yüzünden eksik olmasın /
/ Bırak tomurcuklar yerinde kalsın / Çiçeği solmasın gülü solmasın / O küçücük canlar dünyayı görsün / Sahip çıkın dostlar ziyan olmasın”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Yazar ve Şair 'Yusuf İpekli' kaleminden 'Şair Lokman BAL'
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ŞAİRLERİN BULUŞMA NOKTASI :: MİSAFİR ŞAİRLER-
Buraya geçin: